sahibindecom.com haber 02 Aralık 2016

sahibindecom.com haber

 

Yapı-Endüstri Merkezi tarafından Viega sponsorluğunda 7’ncisi düzenlenen 600’ü aşkın izleyicinin takip ettiği Konut Konferansı 2016; yapı, gayrimenkul, inşaat, tasarım ve mimarlık alanlarının önde gelen temsilcilerinin katılımıyla 22 Kasım 2016 tarihinde gerçekleşti. ‘Konut Sahibi Olmak Ya Da Ol(a)mamak’ temalı konferansta konuşan DKY İnşaat ve Gayrimenkul Yatırım Genel Müdürü Tevfik Türel “2016 başından itibaren fiyatlarda artış olmadı. Ancak bu düşüş sona geldi. Önümüzdeki dört beş ay içinde piyasada fiyat avantajı var. Daha sert bir düşüşü destekleyecek bir veri görmüyorum. Doların artmasıyla çimento ve demir fiyatların artması fiyatları yukarı doğru taşıyacaktır. İmkânı olanlar için ciddi fırsatlar var. Artı konut kredilerinde 0.90 faiz oranları söz konusu” diye konuştu.

 

Kentsel dönüşümde ise asıl planlamanın vizyon koyabilmek olduğunu belirten Türel, “Bugünkü Dubai 1995 yılında yaratılan vizyonun sonucudur. Bizim planlarımızda en büyük eksiklik bir vizyon ortaya koyabilmektir. Kaynaklarımız da bu plansızlık yüzünden yanlış yönlendiriliyor” değerlendirmesinde bulundu.

 

Satışların % 60’ı ikinci el, fiyatta düzelme olabilir

 

Panelde konuşan Cushman Wakefield Türkiye Araştırma Direktörü Dr. Dilek Pekdemir ise hiçbir alternatif yatırım ürününün konut kadar getiri sağlamadığını belirtti. Pekdemir “Bu nedenle konut üretimi artıyor ama satışların yüzde 60’ının ikinci el konutlar olduğunu görüyoruz. Ben ikinci el konutların fiyat artışlarında düzelme olur diye düşünüyorum” dedi.

 

1970’lere kıyasla aile yapısının değiştiğine ve ortalama aile üyesi sayısının 5.7’den 3.6’ya düştüğüne dikkat çeken Pekdemir, şöyle devam etti: “1970’lerde yılda 70 bin konut üretilirken 2000’lerde 245 bin, 2010’da 400 bin, geçen yıl ise 700 bine yakın konut üretildiğini görüyoruz. Sektörün durumuna dönüşümden ziyade yenileme diyebiliyorum. Bu tam olarak bir kentsel dönüşüm değil. Şu an binaları yıkıp yeniden yapıyoruz. Depremin ardından 2000 sonrası yapı kalitesiyle ilgili standartlar geldi. Konut stoğunun sadece yüzde 8’i yani dört aileden birisi, 2000 sonrası üretilen binalarda yaşıyor. Demek ki kentsel dönüşüme ihtiyaç var.”

 

Yenileme alan bazlı olmalı

 

Türkiye’de ok ciddi şekilde kentsel dönüşüm ihtiyacı olduğunu söyleyen Atlas Proje Geliştirme ve Yönetimi Şirketi Başkanı Tavit Köletavitoğlu, İspanya’daki alan bazlı yapılan yenilemeyi örnek göstererek şöyle konuştu: “Yüzde 25 fazlalık, finansmanda kullanılıyor. Bu şekilde bölgenin ormanı ya da denizi daha sağlıklı kullanılıyor. İstanbul’da hiçbir örneğini yaşayamadık bunun. Alt yapı ve alan bazlı oldu mu başka bir şey oluyor.”

 

Medeni ülkelerde aynı sokakta üç tane binanın yenilenmeyeceğini ifade eden Köletavitoğlu, “İstanbul’da en kolay hareket eden araçlar vinçler ve iş makineleri. Kent yönetimi yaşayanların hayat kalitesini zedeleyen her şeyi minimize etmek mecburiyetindendir. Bu eksiği tamamlamak için yasal bir düzenleme yok, yapılmalı” dedi.

 

Kentli olmayı özendirecek unsurlar yaratılmalı

 

Pamir&Soyuer Gayrimenkul Danışmanlık Kurucu Ortağı Firuz Soyuer ise panelde yaptığı konuşmada “Kent için kazandırılan yeni alanlar kullanıcısına ne yarar ve ne değer veriyor? Sürdürülebilirlikle 24 saat 7 gün kullanılabilecek kent parçaları yaratılabilir mi? Yeni kullanıma açılan alanların hangi fonksiyonları olabilecek ona bakmak lazım” gibi soruların sorulması gerektiğine dikkat çekti. Kentli olmayı özendirecek unsurların katılması gerektiğini belirten Soyuer, “Özellikle Maslak’ta şehir parkı akla geliyor. İstanbul, bunu hak etti. Şehir parkı derken yeşil alan olarak düşünmedim. Şehre değer katacak bir parkın tüm fonksiyonlarını içeren bir plan içinde yapılması gerekiyor. Park esas olmalı, örneğin yaşlılar için bir huzur evi gibi fonksiyonlar ikinci olmalı. Toplu ulaşma açık ve herkesin kolaylıkla erişebileceği bir plana sahip olması lazım. Kentte yaşamanın zevkini yaşatmalı. Muhakkak yarışmayla yapılmasını faydalı buluyorum. Yarışma dışında yapılması halinde yararlı olacağına inanmıyorum” diye konuştu.